Hürlist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hürlist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2013 Çarşamba

0

L'Oréal Paris Elseve Extraordinary Oil: Çiçek dokunuşu ile inanılmaz saçlar

Bakımına düşkün bayanlara merhaba, uzun zamandır saçlarımın hem bakımını yapacak, hem beni kuaför yollarına düşürmeyecek hem fön süremi azaltacak hem de saçlarımda ağırlaşma yaratmayacak bir ürün arayışındaydım. Sizinde saçlarınız sabahları şekil almıyor mu? Banyo sonrası kabarıyor mu? Düzleştirmek için çok zaman mı harcıyorsunuz? Bence sıkıntı yapmayı bırakın ve bugünkü ürünümüze bir şans verin. 121 kadında denenen bu ürün %92 oranında başarılı bir sonuç vermiş.

Ben kendisiyle bir hafta önce tanıştım ve saçlarımda ki etkisine özellikle de kokusuna hayran kaldım. 6 farklı çiçek yağı ile zenginleştirilmiş L'Oréal Extraordinary saç bakım yağı her türlü saç tipine hitap ediyor. Saçları beslemesinin, korumasının yanı sıra gün boyu üzerinizden ayrılmayacak bir koku bırakıyor.

Yukardaki resimde saçımın duş sonrası kurutulmuş hali ve L'Oréal Extraordinary saç yağını saçıma uyguladıktan sonraki şekli. Saça uygulama ise gayet basit avucunuza bir miktar (1-2 damla) alın ve iki elinizi birbirine sürterek dağıtın ardından ister duş sonrası ıslak saça, ister kuru saça, ister şekil verdikten sonra saçınıza uygulayın. Saç uçlardan başlayarak saç diplerine doğru tüm saça yağı emdirin. Özellikle duş sonrası kabarmaya birebir ve saça verdiği parlaklık da artısı. Ürünün boyalı ve normal saçlar için 2 çeşidi var. Boyalı saçlar için olan ürün saçın rengini korumasını sağlıyor. Benim saçlarımda boya olmadığı için normal saç bakım yağını kullandım. Eğer saçlarınızda boya varsa ve bu ürünü denerseniz bana yorum atmayı unutmayın. L'Oréal Extraordinary saç bakım yağını marketlerde uygun fiyata bulabilirsiniz. Bu mucizevi yağı denemek her bayanın hakkı.

İçerik: wantthefashion.blogspot.com



Bir bumads advertorial içeriğidir.

27 Mart 2013 Çarşamba

0

BUM BUM BUM BUMERANG!

Çooook çok sıkıldığım bir pazar günü, 9 Aralık'ta başladı blog maceram. Duyduğum bildiğim şeyleri paylaşmak, paylaşırken de yeni insanlar tanımak, yeni şeyler öğrenmekti amacım. Çok sevdiğim ve yakından takip ettiğim bir blogun baş köşesinde gördüm ilk olarak Bumerang şablonunu. Şablonda ve logoda kullanılan turuncu rengin dikkati çekmemesi mümkün değil zaten :) İçeriklerini takip ettiğim blogda bir süre gezindikten sonra merakıma yenik düştüm ki iyi ki öyle olmuş, tıklayıverdim Bumerang şablonuna. İşte o andan itibaren Bumerang'ın büyülü kapısı benim ve blogum için açılmış oldu...
İlk iş olarak blogumu hemen kaydettim Bumerang'a. Beklediğimden çok daha kısa sürede kabul edildi. Gece başvurduğum üyeliğim sabah kabul edilmişti. Ne yapması gerektiğini bilmeyen ben şaşkın blogger, tüm sorularımın cevaplarına Bumerang Sıkça sorulan sorular kısmından ulaştım. Böylece gün gün ziyaretçi sayım arttı. Bumerang'ın birleştiriciliği sayesinde yeni blog yazarlarıyla tanıştım. Seve seve link paylaştım, paylaştıkça çoğaldım, ücretsiz gösterim sayım arttı ve bu da bol bol ziyaretçi demekti :) Bir süre sonra Bumads'ten tanıtım teklifleri almaya başladım. Bu da harika bir gelişmeydi benim için ve blogumla ilk maddi kazancımı elde etmiş oldum...
Bumerang ile blogum küçük bir çocuk gibi adım adım büyüyor ve gelişiyor. Blogum büyüyüp, seslendiğim kitle büyüdükçe benim de hedefim büyüyor. Sıradaki hedefim geçen sene 29 Kasım tarihinde gerçekleşen ve benim de orada olmayı bolca dilediğim Bumerang ödüllerine katılabilmek :) Açıkçası öyle güzel bir etkinlikmiş ki kıskanmadım diyemem. Alttaki fotoğrafta bu sene benim de yer almam umuduyla...
Önceden blog yazarları asosyaldir denirdi, artık Bumerang sayesinde über sosyaliz hepimiz!
back to top