kadıköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadıköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2013 Pazar

0

I LOVE INSTAGRAM I HATE MONDAYS *9*

Güzel bol bol dinlendiğim bir haftasonundan sonra yine yeniden geldi Pazartesi. İlk cümlemden de anlayacağınız üzere haftasonu bende bir hareketlenme bir değişiklik olmadı. Erkek arkadaşımla birlikte evlerimizden 500 metre mesafedeki Boğa Heykeli Bahariye caddesi çevresinden daha uzağa gitmedik :) Kadıköyde yaşayanlar yada sık ziyaret edenler bilir Boğa heykelinin hemen karşısında Bahariye caddesinin girişinde Red Kit Bar açıldı bir süre önce. Cafe-Bar tarzı olması, gidip çay kahve içilip kalkılabilecek bir yer olması hem de yol üstü olması nedeniyle bizim de sık sık gittiğimiz bir yer :) Çünkü ben yol manzarası severim :)) Neyse cumartesi günkü kısacık gezintimizden sonra sanki çok yorulmuşuz gibi bir şeyler içelim maksadıyla oturduk yine Red Kit'e. Erkek arkadaşım ne kadar yetenekli olduğunu göstermek için Red Kit'i ezberden çizince ben de olmayan yeteneğimi konuşturmak istedim ama konuşturmasaymışım iyiymiş :) Bu pazartesinin instagram fotoğrafı Red Kit. İşte sonuç...
Daha önce resim kursuna yazılmış ve sen gelmesen daha iyi olur denilerek kibarca kurstan uzaklaştırılan biri olarak bu dünya için küçük ama benim için büyük bir adım bu. İlk defa bu kadar güzel bir resim çizdim :)) Instagram da daha başka neler paylaşıyorum görmek ve takip etmek için buraya tıklayabilirsiniz. Siz nasıl buldunuz resmimi? Yorumlarınızı bekliyorum...

2 Eylül 2013 Pazartesi

0

HAFTASONU GEZİNTİSİ - NE GİYDİM?

Bu hafta 30 Ağustos nedeniyle 3 günlük güzel, bol dinlenmeli bir tatilimiz vardı. Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi taşınma durumlarımız olduğu için pek dışarı çıkamasak da Pazar günü, biz Kadıköylülerin en yakın huzur verici mekanı, Moda'ya kaçtık. Moda'da nerelere gidilir ne yapılır diye merak edenler diğer blogumdaki bu yazıya bakabilirler. Biz Kadife Sokak girişindeki My Chef'de yemek yedikten sonra Moda'ya denize karşı çay içmeye geldik. Daha sonra alt tarafa yürüyüş yoluna inip güneş batarken deniz kenarında yürüdük. Bu sonbaharın ilk, yazın son günlerinde ne giydim merak edenler için de birkaç fotoğraf çektik :)
Gerçekten bu manzarada ne yaparsanız yapın, hissettikleriniz yüze bine katlanıyor. Bu arada bugün eski-yeni saç rengimin ilk günü. Geçen aylarda ani bir kararla 28 yıldır koyu kahverengi olan saçlarımı kumrala çevirmiştim, deniz kum güneş derken saçlarım bir ay içinde kumraldan altın sarısına dönünce bugün yine eski rengime dönme kararı aldım. Sarı saç hiiiiiiiiiç bana göre değil :) Giydiklerime gelince...
Evet ne giydiğime gelince, öncelikle üstümde ne zaman, nerede, kiminle, ne kadara satın aldığımı bile bilmediğim batik tişörtüm var. Her zaman kurtarıcı gözüyle bakılanlardan. Altımda erkek arkadaşımın hiç hoşlanmadığı benimse rahatlığından ötürü tercih ettiğim Koton kaprim var. Yaz başlarında almıştım Kadıköy Koton'dan. Ben alırken sadece satın aldığım M bedeni mevcuttu, hala var mı bulunur mu bilmiyorum açıkçası. Onunda altında Günlük Alışverişim 30 Ağustos 2013 bahsettiğim gibi Defacto babetlerim var.Onları çok yeni satın aldığım için hala bulunabilir. Ve  kolumda İtalya Floransa'dan aldığım deri bilekliğim ile tırnaklarımda Flormar 348 no'lu oje var. Bir haftasonu gezintisi böyle geçti işte. Uygun oldukça yeni ne giydim yazıları yazmayı düşünüyorum. Ben bunu düşünürken siz nereleri gezsek diye düşünüyorsanız diğer bloguma buraya bakabilir fikir sahibi olabilirsiniz :)

18 Ağustos 2013 Pazar

0

GÜNLÜK ALIŞVERİŞİM

Merhabalar. Erkek arkadaşımın 12 gün sürecek yurtdışı gezisinin 4. gününde dün, evde bunaldım ve en yakın arkadaşlarımdan birini dışarıya çıkmak için davet ettim. Her kadının sıkıldığında yada morali bozuk olduğunda yaptığı gibi ben de alışverişe verdim kendimi. Çoğu blog yazarı arkadaşımın alışverişinden farklı gerçi benimki. Zaten çok makyaj yapan biri olmadığım için buralar fondötenler, allıklar, kremler dolacak sanıyorsanız yanılıyorsunuz baştan söyleyeyim :) Bizim yolumuz alışveriş için genelde ilk olarak kitapçılara düşer. Bir önceki akşam Kadıköy Alkım'ın önünden geçerken ingilizce kitaplarda indirim olduğunu okumuştum. Tabiki aklımda tuttum bunu ve ilk olarak Alkım'a gittik. Bu aralar ülkemizde ve Ortadoğu'da yaşananlardan sonra ne mutlu ki yeniden gündeme gelen George Orwell'ın en son meşhur Hayvan Çiftliği kitabını okumuştum. Kısacık bir araştırmadan sonra gördüm ki çok cahilmişim. Daha ünlü bir eseri varmış ki o da Bin Dokuz Yüz Seksen Dört kitabı. Gider gitmez onu aldım tabiki Alkım'dan. Ona ek olarak yaklaşık 3 aydır yabancı dil kursuna gidiyorum. Fransızca ve İtalyancadan sonra İngilizceyi kesin olarak bitirmeye kararlıyım. Hiç İngilizce bilmiyor değilim, intermediate düzeyindeyim fakat kurs sonunda IELTS'e girip sınav sonucumu görmek istiyorum. Bu nedenle bir de ingilizce okuma parçalarının olduğu bir kitap aldım.
Alkım'da yaklaşık 1 saat kadar zaman geçirdikten sonra, Chez Bore'ye kahve içip bir şeyler atıştırmaya gidiyorduk ki yeni bir Flormar mağazası açıldığını farkettim. Kesinlikle uğramadan geçmediğim tek mağaza Flormar'a ait mağazalar. Uslanmaz bir oje düşkünüyüm. Bir pantone kalıbını rahatlıkla doldurabilecek sayıda ve tonlarda ojelerim olmasına rağmen, hatta bazılarından ikişer üçer tane olmaya başladı, yine de almadan duramıyorum :)
Daha önce buradaki yazımda da bahsettiğim gibi flormarın sanırım en sevdiğim serisi Matte serisi oldu. Yine aynı seriden mor ve turuncu rengini de dün satın almış oldum. Tanıtımlarda gördüğüm Light Summer serisini de deneyeyim diyerek buz mavisi rengini tercih ettim fakat sürdüğümde gördüm ki sedefli bir renk ve bu benim en sevmediklerimden. Kesinlikle basit gösterdiğini düşünüyorum. Şu an her tırnağımda farklı bir oje var en soldaki fotoğrafta da göreceğiniz üzere. Yarın işe böyle gidemeyeceğim için sanırım içinden iş hayatıma en uygun gidecek olan ve her daim vazgeçilmezim olan Supershine kırmızı rengi tercih edeceğim. Dün dışarı çıkmak için biraz geç kalmamız ve mağazaların çoğunun kapanması nedeniyle alışverişimiz bu kadarla sonlandı. Tam ayın ortasındayken iyi de oldu sanki :) Benim haftasonum böyle geçti, peki sizin nasıl geçiyor? Siz neler yaptınız? En son neler satın aldınız?

5 Mart 2013 Salı

0

Aksesuar Çılgınlığı

 Evet bence bizim en güzel kurtarıcılarımız aksesuarlarımız.Şimdi sizin için seçtiklerime gelelim hepsini kolaylıkla bulabilirsiniz,ona göre seçtim. :) 
*Şimdi şurdan başlayalım dümdüz beyaz gömlekleri o kadar şık yapabiliriz ki mesela;

*Siyah bir elbisemiz var ama devamlı günlükte giyiyoruz akşam olan özel bir davete de giymek istiyoruz hemen o halde modelini,havasını değiştiriyoruz nasıl mı ? işte bu detaylarla ;)



*Evet son günlerde en çok trendler arasına giren farklı küpeler yine en güzel aksesuarlar içerisinde özellikle boğazlı kazaklarda kullanamadığımız kolye detayını bu küpelerle ortadan kaldırıyoruz :)



*Şimdi ise günlük kullandığımız kot üzerine giydiğimiz beyaz veya sıradan tişörtlerimiz için önerim ise tamamen renkli detaylar ...



Son güzel paylaşımımda biraz farklı kulağınıza kulak takın ;)

back to top