alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2014 Pazar

0

Kadınların yaptığı alışveriş hataları

Kadınların severek yaptığı alıveriş, kimi zaman ihtiyaçları karşılamak için kimi zamansa stres atmak için yapılır. Ucuz diye alınan çoğu kıyafet sonradan giyilmez. Bu da hem gardrobunuzda yayıntı oluşturur hem de gereksiz masraf yapmanıza neden olur.

Kadınların yaptığı alışveriş hataları

Hatasız alışveriş yapmanın püf noktaları

Herkesin üzerinde farklı duran pantolonu alırken mutlaka deneyin. Ayakta dururken normal gelen boyu bir de oturup bacak bacak üstüne atarak deneyin. Böylece pantolon paçalarının ne kadar kısaldığını görmüş olursunuz. Manşetsiz pantolonlar bacak boyunu daha uzun gösterirken önü düz olan pantolonlar ise bacaklarınızı daha ince gösterir. Dar jean ve düşük bel pantolonlarda bel bölgesinde ki yağları daha belirgin hale getireceğinden çok dar seçmeyin. Çocuksu tişörtler itici görünmenize neden olurken düz renk dar olmayan gömlekler daha şık görünmenizi sağlar.

Gece kıyafetleri genelde ışıklı mekanlarda giyildiğinden ince içi gösteren kumaşlardan yapılıp yapılmadığını kontrol edin. İç çamaşırı alırken yapılan en büyük hatalardan biri dar olanları almaktır.

10 Ocak 2014 Cuma

0

memlekettengelsin.com dan siparişim geldi

memlekettengelsin.com internette gezerken gördüğüm çok ilgimi çeken bir site, alışverişimden çok memnun kaldığım için sizinle de paylaşmak istedim.
Siparişinizi memleketinden getiriyorlar...
Gerçekten iyi düşünülmüş, akıllıca bir konsept. Kimin aklına geldiyse tebrik etmek istiyorum. 
Öyle ki hemen sipariş verdim. 
Online Destek ile de bol bol görüştüm, seçim yapmam konusunda bana yardımcı oldular.

İlk defa bir internet sitesinden mantı satın aldım.
Ama o kadar çok olumlu yorumlar duydum ki almadan duramadım. 
Pastırmacı Hayrullah El Dolumu mantı burada 
Mantıyı özel ambalajı içinde paketlemişler. Özel buz kalıbı ile beraber, künefe de ...

Sadece mantı değil tabi, elim bir çok şeye gitti ama bi dur dedim kendime de 
Humus, dut pekmezi, acuka bunlar da cam kavanoz içinde geldi. Öyle bir paketlemişler ki kırılmasına imkan yok, öyle de sağlam geldiler. Zaten sitelerinde de ''kargoda kırılmaz %100 garanti'' yazmışlar. Haklılar da...

Türk Kahvesi ve lokum da var paketimde 

Bu nazik hediyeleri için de çok teşekkür ediyorum. 

Siparişimi verdim 48 saat içinde kargom geldi...
Kargo takip ve bilgilendirme de oldukça başarılı, takdir ettim.
Sitede sık sık kampanyalar oluyor, ben ilk siparişte 10 TL indirim kampanyasından faydalandım mesela...
İndirimleri kaçırmamak için memlekettengelsin i takip edin derim :)





sizin memlekette ne meşhur?


8 Ekim 2013 Salı

0

İNCİ DERİ’DE İNDİRİM

İNCİ DERİ’DE 
BAYRAMA ÖZEL 
%40 İNDİRİM

Kurban Bayramı’nda  yeni sezon ürünlerindeki yüzde 40 indirim,  Garanti Bankası Kartlarına özel ekstra %10 ve 8 Taksit imkanı sunan İnci Deri, şık adımlarınıza eşlik etmeye devam ediyor…


“Kışa Dokunmak” ana teması ile birbirinden farklı modellerini vitrinlere taşıyan İnci Deri, şık ve rahat tasarımları ile moda severlerin her anında yanında oluyor.



















2 Ekim 2013 Çarşamba

0

NEW YORK COLOR EXPERT LAST NAIL POLISH

Son yaptığım Watsons alışverişimde satın aldığım New york color expert siyah ojeden bahsedeceğim bugün size. En sevdiğim renklerden ama sürmeye de en korktuğum renklerden biri normalde siyah. Bu zamana kadar bilinen 2 markanın siyah ojelerini denedim. En çok yakındığım konu ojeyi nasıl sürersem süreyim tırnağımda dalgalı bir hal almasıydı. Bazen ikinci katı sürdüğümde bile dalgalı görünebiliyordu. Cahilliğime verin, daha önce NYC'nin siyah ojesine denememiştim ve bu kadar geç kaldığıma da oldukça pişmanım :) Öncelikle bahsettiğim gibi oje kesinlikle tırnakta dalgalı bir şekilde dağılmıyor. Ben daha yoğun olsun diye iki kat sürdüm fakat siz dilerseniz tek katta bile bırakabilirsiniz. Çünkü renk çok net ve kıvamı yoğun. Böylece bir kısmına sürülmüş bir kısmına sürülmemiş gibi durmuyor.
 
Siyah ojede en canımı sıkan, tercih etmeden önce bir kere daha düşünmeme neden olan başka bir unsur ise aseton şişesinin yarısını bile harcasanız,tırnak diplerinde kömür taşımışsınız izlenimi bırakan izler :) NYC bu konuda da oldukça başarılı. Tırnağınızdan çıkartırken diğer renk ojelerden farklı bir zahmet gerektirmiyor size. Tırnak diplerinizde çok zor çıkan siyah lekeler bırakmıyor ve yapış yapış bir kıvamı yok. 
NYC markalı ürünler şu anda sadece Watsons mağazalarında satılıyor. Ruj rimel gibi diğer ürünlerini henüz deneme fırsatım olmadı fakat denediğinizde de pişman olacağınızı sanmıyorum. Siyah oje tutkunlarınaysa ayrıca tavsiye ederim tabiki :)

30 Eylül 2013 Pazartesi

0

RIMMEL SALON PRO VE I LOVE LASTING FINISH FRUITIES

Son Watsons alışverişimde satın aldığım 2 ojeden bahsedeceğim size bugün. Öncelikle tırnakları her daim uzun ve ojeli benim, 100'den fazla, farklı markalarda ojem var. Bu markayı Watsons'a gittiğimde görmüş ve denemek için çok hoşuma giden bu iki rengi almıştım. Eve gelip dener denemez neden bütün renklerinden almadım ki diye hayıflansam da Watsons yollarının bana yeniden görünmesi de gayet hoş bence :)
Öncelikle Rimmel Salon Pro'dan bahsetmek istiyorum. Bu ojeyi satın alırken, daha önce de bu renk tonlarında ojeler denediğim için şişede görünen rengin aynısını elde edemeyeceğime dair ön yargılarım vardı. Ayrıca geniş fırçası da her ne kadar kadınlar tarafından daha kullanışlı bulunsa da benim tarafımdan hiç de sevilmiyordu :) Bu oje önyargılarımı yıkmakla kalmayıp sevmediğim geniş fırça olayını da benimsetti. Aşağıdaki fotoğrafta da gördüğünüz gibi ojenin rengi şişede görünenle aynı yani Peppermint. Ve ben bu renge bayılıyorum :) Bu ojeyle birlikte geniş fırçaların ojeyi tüm tırnağa bir hamlede sürülmeyi sağladığı için kullanım kolaylığı yaratttığı da kanıtlanmış oldu benim açımdan :) Benim gibi sık sık oje ve renk değiştiren kişiler için hemen bitmeyecek 12 ml'lik tombul şişesi de çok akıllıca.
I love lasting finish fruities serisinden satın aldığım Apricot Punch'a gelecek olursak bu da Peppermint gibi şu ana kadar şişesindeki rengi asla yakalayamadığım renklerden. Ojede iddialı bir kırmızı tutkunu olan ben, kırmızının alt tonlarını yada kırmızıya yakın renkleri pek sevmesem de buna gerçekten bayıldım. Mat görüntüsü benim gibi pastel renkleri pek benimsemeyen insanlar için üretilmiş gibi :) Kırmızıdan sonra o renk skalasında en sevdiğim renklerden biri oldu. Bu ojeyle ilgili tek söyleyebileceğim şey keşke şişesi 8 ml'lik değil Salon pro gibi 12 ml'lik olsaydı :)
Bu iki ojeyle birlikte o günkü alışverişimde 2 tane de Kate Moss ruju almıştım. Onların yazıları da çok yakında burada olacak. Yeni bir Rimmel London yazısında görüşmek üzere :)

29 Eylül 2013 Pazar

0

I LOVE INSTAGRAM I HATE MONDAYS *9*

Güzel bol bol dinlendiğim bir haftasonundan sonra yine yeniden geldi Pazartesi. İlk cümlemden de anlayacağınız üzere haftasonu bende bir hareketlenme bir değişiklik olmadı. Erkek arkadaşımla birlikte evlerimizden 500 metre mesafedeki Boğa Heykeli Bahariye caddesi çevresinden daha uzağa gitmedik :) Kadıköyde yaşayanlar yada sık ziyaret edenler bilir Boğa heykelinin hemen karşısında Bahariye caddesinin girişinde Red Kit Bar açıldı bir süre önce. Cafe-Bar tarzı olması, gidip çay kahve içilip kalkılabilecek bir yer olması hem de yol üstü olması nedeniyle bizim de sık sık gittiğimiz bir yer :) Çünkü ben yol manzarası severim :)) Neyse cumartesi günkü kısacık gezintimizden sonra sanki çok yorulmuşuz gibi bir şeyler içelim maksadıyla oturduk yine Red Kit'e. Erkek arkadaşım ne kadar yetenekli olduğunu göstermek için Red Kit'i ezberden çizince ben de olmayan yeteneğimi konuşturmak istedim ama konuşturmasaymışım iyiymiş :) Bu pazartesinin instagram fotoğrafı Red Kit. İşte sonuç...
Daha önce resim kursuna yazılmış ve sen gelmesen daha iyi olur denilerek kibarca kurstan uzaklaştırılan biri olarak bu dünya için küçük ama benim için büyük bir adım bu. İlk defa bu kadar güzel bir resim çizdim :)) Instagram da daha başka neler paylaşıyorum görmek ve takip etmek için buraya tıklayabilirsiniz. Siz nasıl buldunuz resmimi? Yorumlarınızı bekliyorum...
0

BİR BAŞKADIR ALEXANDER WANG!

Moda dünyasında son dönemlerde yıldızı daha da bir parlayan tasarımcısı Alexander Wang 1983 doğumlu. 18 yaşındayken New York'a taşınan modacının şans yüzüne 2008 yılında Vogue'dan kazandığı $200,000 fon ile güldü. Şu anda tasarımları 700'den fazla lüks mağazada sergilenen ve satışa çıkan sanatçı kariyerine Balenciaga'da devam ediyor. Ben kendisinin özellikle ayakkabı tasarımlarına hayranlık duyuyorum. Tasarımları insanın ruhuna işleyecek kadar ince ve narin...
Her modeline her tasarımına ayrı ayrı hayran kalsam da benim favorim en alttaki ikili :) Siz ne düşünüyorsunuz Alexander Wang tasarımları hakkında? Sizin favoriniz hangisi?

27 Eylül 2013 Cuma

0

RESİM GİBİ MODA!

Bu sene moda tasarımcılarının esin kaynağı sanat akımları ve özellikle de resim biliyorsunuz ki. Hal böyle olunca sık sık tablo gibi kıyafetlerle karşılıyoruz. Daha çok sergilerde, yada basılı medyada gördüğümüz ünlü sanat eserleri artık elbiseleri, sweatshirtleri, etekleri süslüyor.
İlk akla gelenler arasında Picasso, Andy Warhol gibi sanatçılar varken pop art ve fütürizm de bu sene moda da yerini buluyor.
Tablo gibi kıyafetleri kış aylarında da görmeye devam edeceğiz. 
İlk günlerinde özellikle cesur kadınlar tarafından tercih edilen akım çoktan sokağa indi bile. 
Resim ve modanın bir arada olması sizce de bir taşla iki kuş vurmak gibi değil mi?
!

23 Eylül 2013 Pazartesi

0

I LOVE INSTAGRAM I HATE MONDAYS *8*

Sonbaharın kendini unutup ciddi ciddi kışı hissettirdiği bir gün ve Pazartesi ile hepinize merhaba :) Biz hiç ağız tadıyla bir sonbahar yaşayamayacak mıyız yahu, bu ne soğuk diye başladım sabaha. Geçen hafta Amsterdam'da bu hafta İstanbul'da soğuğu iliklerime kadar hissettim. Oysa Amsterdam dönüşü, donduk burada, dönelim İstanbul'a iliklerimize kadar ısınalım diye düşünüyordum, olmadı.
Bu Pazartesi'nin Instagram fotoğrafı da Amsterdam dönüşü havaalanında hatta yürüyen merdivende çektiğim bu müze tanıtımı ve erkek arkadaşım. İkisi de yeterince şaşkın görünüyorlar bence :) Amsterdam gezimizle ilgili yazılarımız ve detaylar yakında diğer blogum Gidip Görmeli de olacak. Beni instagram üzerinden takip etmek isterseniz de buraya tık tık.

19 Eylül 2013 Perşembe

0

MÜJDE! iOS 7 GELDİ!

Evet hepimizin hayatına bolca girmiş olan Iphone'a yeni sürüm iOS 7 dün akşam 20:00 itibariyle geldi. Öncelikle bir süre düşünmedim değil iOS 7'ye geçmeden önce, fakat arayüzden o kadar sıkılmıştım ki daha fazla dayanamayıp geçtim ben de. Ha beğendin mi derseniz o biraz karışık işte. Öncelikle ikonlar tamamen değişmiş...
Her şey biraz biraz değişmiş, uygulama arayüzlerinde de değişiklikler var. Örneğin önceden videolar fotoğraflarla birlikte dosyalanırken artık videolar için ayrı bir sekme var. AppleStore'un arayüzü de değişmiş, yeni arama yüzü de bence gayet estetik ve başarılı.
Biliyorsunuz ki ekranı yukarıya doğru sürüklememizin hiçbir etkisi yoktu. Daha önce türlü türlü menüye girip çıkarak ayarlamak zorunda kaldığımız uçak modu, wi-fi on-off, bluetooth on-off, gece modu, alarm gibi uygulamaların yanı sıra hesap makinesine de buradan ulaşabiliyoruz artık. Ve sol alt köşede de sürpriz! Evet artık fener için farklı bir uygulama kullanmamıza gerek kalmadı. Çünkü artık fener de var :)
iOS 7'de kısaca ve ilk dikkat çeken değişiklikler, yenilikler bunlar. Bu anlattıklarım memnun olduğum değişiklikler. Memnun olmadıklarıma gelince, benim telefonum biraz fazla dolu olduğundan mıdır bilmiyorum ama telefonum artık eskisine göre daha yavaş çalışıyor. Bir başka fikrim Iphone'un en temel sorunu şarj durumu. Sanki daha hızlı bitiyor şarjım, bunu bir süre daha deneyimlemeli ve öyle karar vermeliyim. Bir diğer beğenmediğim şeyse önceden nasıldı unuttum bile ama iOS 7'de açmak istediğiniz uygulamaya tıkladığınızda direkt açılmak yerine uygulamaya zoom-in yaparak açılıyor. Ve şaka gibi ama bu benim gözümü çok rahatsız etti ve peşpeşe uygulama açıp kapattığımda midem bulanıyor :) Bunlar dışında henüz gözüme çarpan başka kötü yanı yok. Siz de yeni sürüme geçtiyseniz beğenip beğenmediğiniz yönleri yorum kısmına yazın lütfen.

18 Eylül 2013 Çarşamba

0

I LOVE INSTAGRAM I HATE MONDAYS *7*

1 haftalık bir aradan sonra yeniden merhaba. Instagram üzerinden takip ediyorsanız beni zaten biliyorsunuzdur ki 1 haftadır yurtdışında, Amsterdam'dayım. Sabah 5 gibi uçaktan indim ve saat 08:00 itibariyle mesaiye başladım. An itibariyle uykusuzluktan ölmek üzere olmamdan öte sabahki metrobüs deneyimimden sonra buradan neden gitmek istediğimi yeniden hatırladım. Güzel mutlu bir hafta geçirdim, şimdi başlasın yeniden iş maratonu :(
Bu fotoğrafı akşam Amsterdam sokaklarında gezerken kapanmış bir şapka mağazasının vitrininden çektim. Görüntü beni büğüledi. Bol yağmurlu bir ülkenin en güzel aksesuarlarından bence şapkalar... Amsterdam ve diğer gezi yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz. Eğer instagramda da takip edeyim derseniz buraya tıklayın lütfen. Çok kısa süre içinde burada yeni ve eğlenceli yazılarda buluşmak üzere...

9 Eylül 2013 Pazartesi

0

GÜNLÜK ALIŞVERİŞİM 07 EYLÜL 2013

Kahvaltı en sevdiğim öğün! Haftaiçi saat 6'da uyanıp 7:30'da işbaşı yaptığım için şöyle geniş geniş kahvaltı yapamıyorum. Zaten o saatte insanın iştahı falan da olmuyor. Bu nedenle Cumartesi gününü bir ayrı seviyorum. Genelde haftasonları kahvaltıyı dışarıda yapıyoruz erkek arkadaşımla. Bu cumartesi günü de nereye gitsek diye düşünürken biraz da üşendiğimiz için yakın bir yere gitmeye karar verdik. Ve Acıbadem Lime Tree'ye kahvaltıya gittik. Kahvaltı faslını geçip sadede geliyorum. Kahvaltı bittikten sonra cafeden çıkıp eve doğru yürürken ki bilenler için Acıbadem Dörtyola denk gelir, Sera isimli bir mağaza var. Daha önce kapılarındaki indirim yazısını görmüş fakat umursamamıştım. Bu sefer önlerinden geçerken bir uğrayalım bakalım neler varmış dedim ve bakın neler aldım neler...
Öncelikle özel günlerde giymek için pek bir kıyafetim yoktu ve zaman zaman bakınıyordum nasıl bir şey alabilirim diye. Bu nedenle bu elbise hemen gözüme takıldı. Esnek kumaşıyla bedeni saran gerçekten tarz bir elbise.
Bu elbiseyi az önce gelen ablam alıp gitti bile :) Sanırım gidip kendime 1 tane daha satın almalıyım :) Bu elbiseden sonra mağazada gezinirken daha günlük kullanıma uygun bu şirin elbiseyi gördüm. Siyah beyaz deseninden öte boğaza tam oturan yaka kısmı benim en sevdiğim yanı oldu.
Elbiseler arasında gezinirken kolları ve etek ucu dantelli, elbise olarak kullanırsam bana çok kısa gelecek aşağıdaki kahverengi tuniği gördüm. 
Yazın da sonlarına yaklaşmış olmamız nedeniyle daha fazla elbiseler arasında gezinmedim. Çünkü yakın zaman içinde bunları giyemeyeceğim fakat hepsini almak istiyorum :) Yağmurdan kaçıp doluya tutunmak misali yazlık elbiselerden kaçarken daha önce yanlış hatırlamıyorsam Batik'te gördüğüm bu batik tişörtlere denk geldim. Pastel renkleri ve kumaşları bir harika. 
Ve son olarak da okulların açılacağı bu hafta ben gibi hep çocuk kalanların içini kıpırdatacak bu tişört. Bunların modası geçmiş diyebilirsiniz, haklı da olabilirsiniz ama ben seviyorum bunları ne yapayım :)
Belki şu zamana kadar okuduğunuz yazı ilginizi çekmedi. Çünkü ilginizi çekecek kısmı sona bıraktım :) Evet alınan bu kadar parça kıyafetin fiyatı sizce nedir? Lütfen aşağıdaki fotoğrafa bakmadan 1-2 dk düşünün :) Bu arada bu kıyafetlerin hepsinin ünlü markaların ihraç fazlası ürünleri olduğunu da söyleyeyim :) Defosuz ihraç fazlası ürünler, hepsi gayet kaliteli. Peki bu 6 parça kıyafet bana ne kadara patladı diye sorarsanız... Sıkı durun söylüyorum, sadece 55 TL'ye :)
Genelde her şeyi sezonunda alıp biraz fazladan para ödeyen ben hayatımda ilk defa karlı bir alışveriş yaptığımı düşünüyorum. Bana fiyatlar çok çok çok ucuz geldi açıkçası. Siz ne düşünüyorsunuz fiyatlar hakkında? Sizce bu ürünlere bu fiyat değer mi?
0

HAFTASONU GEZİNTİSİ - NE GİYDİM? *2*

Instagram'dan takip edenler bilir, cumartesi günü Hürriyet Bumerang'ın gönderdiği davetiyeyle Samsung ve LG'nin de sponsorluğunu üstlendiği Kore-Türkiye senfoni orkestrasını dinlemeye gittik. Açıkçası ilk başlarda çok istekli olmasam da erkek arkadaşımın Kore kültürüne olan düşkünlüğü beni de etkiledi. Lütfi Kırdar Kongre merkezindeki dinletiye yetişebilmek için hazırlanıp, saat 18:00 gibi evden  çıktık. Vardığımızda saat 19:30'du ve kokteyl başlamıştı. 
Saat 20:00'de konser başladı ve gerçekten çok etkilendim. Sekiz parçanın yorumlandığı geceyi 2 ayrı şef yönettti. Biri Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen diğeri ise birçok şehir senfonisinde şef olarak görev almış Park Sung-Wan'dı. Açıkçası bu zamana kadar türlü türlü müzik dinleyen ben, eğer o dinlediklerim müzikse buna ne denir? diye sormaktan alamadım kendimi. Sizinde bir fikriniz olması açısından gizli de olsa kısacık bir video çektim..
                     
Konserden sonra dışarı çıktığımızda hemen alttaki Cemil Topuzlu Açıkhava sahnesinde Sezen Aksu'nun sahne aldığını duyduk. Açıkçası Sezen Aksu'yu kendimi bildim bileli itici bulurum ve dinlemem, fakat güzel havaya ve manzaraya dayanamayıp bir süre seyir terasından etrafı izledik. Bu arada pek görünmese de ne giydiğime de göz atabiliriz :)
Öncelikle fotoğraf çekmeyi unuttuğumuz için trafikten kaçmak için bindiğimiz metroda çektikfotoğrafları :) Kıyafetlerime gelince, her eve her an her eventte lazım Bershka kot pantolonumu lacivert düşük omuzlu salaş Koton gömleğimle tamamladım Yakasındaki yıldız rozetleri ben ekledim. Pantolonumun altına kotumla aynı renk kot kumaşından yapılmış dolgu topuklu ayakkabıları tercih ettim. Saçlarımı sıkı bir at kuyruğu yapıp annemin hediye ettiği kolyeyle aynı  renk tokayla topladım. 
Kıyafetlerimi kolyeme uygun turkuaz renk göz makyajımla tamamladım ve İtalyadan aldığım çok sevdiğim lacivert çantamı da unutmadım :)
Böyle uzaklara dalıp güzel İstanbulu izleyip bir haftayı daha bitirdik. Siz neler yaptınız bu haftasonunda? Nerelere gittiniz, nasıl vakit geçirdiniz?

8 Eylül 2013 Pazar

0

I LOVE INSTAGRAM I HATE MONDAYS *6*

Bugün uzun bir aradan sonra belki de benim en sevdiğim Pazartesi olacak. Çarşamba günü 1 haftalık yurtdışı gezisine çıktığım için açıkçası bugünün Pazartesi olması beni çok da hırpalamadı :) Yani bugün bu postun adı hakkını veremeyecek :) Hislerime uygun olarak bugün paylaşacağım instagram fotoğrafım da son derece sevimli...
Bilenleriniz vardır mutlaka, bu bir Momiji *.* Beni bu tatlı bebeklerle Gidip Görmeli blogumun tasarımını da yapmış olan sevgili arkadaşım Zümrüt tanıştırdı. Futbol ve müzik tutkusunun yanı sıra kendisi tam bir Momiji sever :) Onun sayesinde tanıştığım bu güzel bebekler ve koleksiyon ruhuyla sanırım daha çoook Momiji fotoğraflarım olacak. Eğer merak edip fotoğraflarımı takip etmek isterseniz buradan takip edebilirsiniz. Var mı aranızda Momiji severler? Siz de Momiji fotoğrafları çekiyor musunuz?
0

"BOL HEDİYELİ ÇEKİLİŞ" KAZANANI BELLİ OLDU!!!!

Merhabalar yeniden. 1 Eylül tarihinde sonlanan bol hediyeli çekilişimizin uzuuun saatler alan kontrollerinden sonra nihayet az önce Random.org ile kazananı belli oldu! Öncelikle söylemeliyim ki katılımın pek yüksek olmaması beni üzdü :( Katılım hakkı 371'i bulsa da yarışmaya 82 kişi katılmış. Umarım bir sonraki yarışmamıza ilgi daha büyük olur :(
Ve işte kazanan! Yeterince heyecanlandıysanız aşağıda snapshota buyur edelim sizi :)

Kazanan "evde yazar" ı tebrik ediyorum ve belki blogu görmemiştir diyerek hemen mailini atıyorum. Eğer kendisinden 10 Eylül salı gününe kadar cevap gelmezse çekilişi tekrarlayacağım. Çünkü ayın 11'inde yurtdışına çıkıyorum ve bir hafta olmadığım için gönderim gecikebilir. Bu arada kazanamayan arkadaş üzülmesin.Çok yakında diğer blogum olan Gidip Görmeli de de harika bir hediye çekilişi olacak.
Şunu da belirtmek isterim ki bu hediyeler arasında bir çoğunuzun takılıp kaldığı sevimli kulaklıklar oldu. Eğer çekilişi kazanamadım ama ben bu kulaklıklardan satın almak istiyorum diyen olursa bana mail atabilir, satın alması konusunda ve çeşitlilik konusunda yardımcı olabilirim :) Mail adresim: esraersal1@gmail.com
Çok yakında yeni bir çekilişle görüşmek üzere...
back to top