bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2013 Pazar

0

I LOVE INSTAGRAM I HATE MONDAYS *6*

Bugün uzun bir aradan sonra belki de benim en sevdiğim Pazartesi olacak. Çarşamba günü 1 haftalık yurtdışı gezisine çıktığım için açıkçası bugünün Pazartesi olması beni çok da hırpalamadı :) Yani bugün bu postun adı hakkını veremeyecek :) Hislerime uygun olarak bugün paylaşacağım instagram fotoğrafım da son derece sevimli...
Bilenleriniz vardır mutlaka, bu bir Momiji *.* Beni bu tatlı bebeklerle Gidip Görmeli blogumun tasarımını da yapmış olan sevgili arkadaşım Zümrüt tanıştırdı. Futbol ve müzik tutkusunun yanı sıra kendisi tam bir Momiji sever :) Onun sayesinde tanıştığım bu güzel bebekler ve koleksiyon ruhuyla sanırım daha çoook Momiji fotoğraflarım olacak. Eğer merak edip fotoğraflarımı takip etmek isterseniz buradan takip edebilirsiniz. Var mı aranızda Momiji severler? Siz de Momiji fotoğrafları çekiyor musunuz?

7 Haziran 2013 Cuma

0

1 Yaşından Önce Tuz Yasak!

Bebeklere ek besin verirken son derece dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü basit gibi görülen hatalar ileri yaşlarda ciddi sağlık sorunları oluşturabiliyor. Örneğin bebeklere 1 yaşından önce verilen tuz damarlarda birikerek erken yaşta hipertansiyon hastası olmalarına yol açabiliyor.

Bebeklerin ilk 4-6  aylarına kadar sadece anne sütüyle beslenmeleri, ardından da mutlaka ek besinlere başlamaları öneriliyor. Ancak ek besinlere 4. aydan önce kesinlikle başlanmaması gerekiyor. Bunun nedeni ise bebeklerin mide-bağırsak sistemi ve böbrek fonksiyonları yeteri kadar olgunlaşmadığı için bu dönemde ek besinleri almaya hazır olmamaları. İnek sütü ve buğday unu gibi ek besinlere erken başlamanın en büyük riski ise bebekte besin alerjisine yol açabilmesi! Bunun aksine ek besinlere geç başlandığında ise yetersiz enerji ve protein alımına bağlı enfeksiyon riskinin artması, demir eksikliğine bağlı anemi, katı besinleri ve çiğnemeyi öğrenememe ile yetersiz vitamin – mineral alımına bağlı büyüme- gelişme geriliği gibi pek çok ciddi tablo ortaya çıkabiliyor.

International Hospital’den Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Ersoy, bebeklere ek besin verirken son derece dikkatli olunması gerektiğini belirterek, “Çünkü basit gibi görülen hatalar ileri yaşlarda ciddi sağlık sorunları oluşturabiliyor. Örneğin bebeklere 1 yaşından önce verilen tuz damarlarda birikerek erken yaşta hipertansiyon hastası olmalarına yol açabiliyor” uyarısında bulunuyor!

Tuzlu Besinler Damarlara Zarar Veriyor!

Bebeklerin beslenmelerinde yapılan en sık hatalardan biri, tuzlu besinler yedirmek oluyor. Yapılan araştırmalar, Türkiye’de bebeklerin yüzde 60’ının 1 yaşından önce evde yetişkinler için yapılan  salçalı, tuzlu ve baharatlı yemekleri yediğini gösteriyor. Oysa bebeklere 1 yaşına gelinceye dek tuzlu hiçbir besini tattırmamak gerekiyor. Çünkü bebeklik dönemi aşırı sodyum, dolayısıyla tuz tüketimine bağlı ileri yaşlarda oluşacak tansiyon hastalığı yönünden hassas  ve belirleyici bir dönem. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir çalışmada, doğumdan itibaren 15 yaşına kadar kan basınçları izlenen bebeklerin, ilk 1 yaşta diyetlerinde yüksek oranda tuz bulunanların, düşük tuz içerenlere göre kan basınçları daha yüksek bulundu. Çünkü bebeklik döneminde aşırı tuz, yani sodyum tüketimi kan basıncını yükselterek aort ve koroner damarlarda  erken dönemde damarsal değişikliklere ve dolayısıyla kalp –damar ile böbrek hastalıklarına zemin  hazırlıyor. Bunun sonucunda da bebeğin yetişkinlik dönemine geldiğinde daha erken yaşta, hatta çocukluk çağında bile tansiyon hastası olmasına yol açabiliyor!

Yarım Çay Kaşığından Az Almalı!

1 yaşından küçük bebeklerin günde  1000mg, yani yarım çay kaşığından da az tuz almaları  gerekiyor. Bu konuda Amerikan Pediatri Akademisi, Amerikan Kalp vakfı gibi önemli sağlık  otoritelerinin önerdikleri günlük tuz alımı 1-3 yaş arası çocuklarda 1500mg dan az ve 4-8 yaş aralığında da 1900mg altında olması yönünde.

1 Yaşından Önce Yasak Olan Besinler!

International Hospital’den Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Ersoy, 1 yaş öncesinde bebeklere verilmesi yasak olan besinleri şöyle sıralıyor:

• Bal: Kabızlık, emme ve yutma güçlüğü, solunum durması, kas zayıflığı gibi belirtilerle ortaya çıkan ve ölüme neden olabilen Botulizm hastalığına yol açabiliyor. Bu hastalığa  Clostridium  Botulinum adında, toprak, toz ve balda  üreyebilen  bir bakteri neden oluyor. Balı yiyen  bebeğin bağırsaklarında toksin üreterek zehirlenme tablosuna yol açıyor. 1 yaşından sonra az miktarlarda verebilirsiniz. Bal içeren  hazır mamaların üretiminde  kullanılan bal ise  bu tehlikeyi ortadan kaldıracak şekilde  yüksek derecelerde ısıtıldığı için bu riski taşımıyor.
• Yumurta Akı: Alerjiye neden olabiliyor.
• İnek Sütü: Alerji, kabızlık ve demir eksikliğine yol açabiliyor
• Kakao, Çikolata ve Çilek: Alerjik reaksiyon oluşturabiliyor,
• Şarküteri Ürünleri:  Aşırı tuz ve nitrat içerdikleri için kalp damar ve böbrek hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor.
• Kuruyemiş Gibi sert Besinler: Nefes borusuna kaçma riski var.

Besinleri Mutlaka Hafif Pütürlü Yedirin

Beslenme alışkanlığında yapılan bir başka hata da, bebek 1 yaşına gelmesine rağmen besinleri blenderden geçirerek muhallebi kıvamında yedirmek oluyor. Bunun sonucunda da bebek ileride pütürlü yemekleri kabul etmiyor; yemek seçen, problemli bir çocuk haline geliyor. Örneğin çiğneme fonksiyonunu gerektirdiği için et yemeyi reddediyor. Bunun sonucunda da beslenme yetersizliğine bağlı kansızlık veya büyüme-gelişme gerilikleri ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle özellikle 8. aya kadar besinleri püre kıvamında, ancak hafif pütürlü yedirin, böylelikle bebeğiniz çiğnemeye alışır. Bu aydan itibaren besinleri daha iri pütürlü de yedirebilirsiniz. Kendi kendine beslenmesini öğrenebilmesi için de 9. aydan itibaren bebeğinizin eline ekmek veya bisküvi parçası verin. Özellikle 1 yaşından sonra da sizinle sofraya oturup, aynı besinleri yemesini sağlayın.

Bu Uyarılara Dikkat!

International Hospital’den Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Ersoy, 1 yaş öncesinde bebeklere verilmesi yasak olan besinleri şöyle sıralıyor:

• Miktarını Yavaş Artırın: Bir besini ilk kez yedirecekseniz az miktarda verin ve miktarını yavaş yavaş artırın. Örneğin armut püresi yedirecekseniz ilk önce 2 çay kaşığı ile başlayın, eğer ciltte döküntü ya da kızarıklık gibi sorunlar gelişmezse veya sindirim sisteminde problem ortaya çıkmazsa bu miktarı 4-5 kaşığa kadar çıkarabilirsiniz.

• Tek Bir Besin Yedirin: Aynı anda birkaç ek besin verirseniz, alerjik bir reaksiyon oluştuğunda buna hangi besinin yol açtığını belirlemeniz güçleşir. Bu nedenle 1 hafta boyunca sadece tek bir besin yedirin, 2. hafta başka bir besine başlayın. Böylelikle bebeğinizin yedirdiğiniz besine alerjisi olup olmadığını daha kolay anlayabilirsiniz.

• Besini Reddediyorsa Israr Etmeyin: Bebeğiniz verdiğiniz ek besini reddediyorsa, ısrar etmeyin. Çünkü bu besini tümüyle reddetmesine yol açabilirsiniz. Başka bir ek besine geçin ve 1-2 gün sonra tekrar yedirmeyi deneyin.

• Sebze ve Meyveler Taze Olsun: Besin içerikleri zengin olmadığı için 1 yaşından önce dondurulmuş sebze ve meyve ile konserve besinler yedirmeyin. Aksi halde vitamin ve mineral eksikliğine bağlı kansızlık ile büyüme geriliği oluşabilir. Bebeğinizin yeterli vitamin ve mineral alabilmesi için taze sebze ve meyve yedirmeye özen gösterin.

• Yoğurdu Kendiniz Mayalayın: Dışarıda satılan yoğurtlar raf ömrünün uzaması için katkı maddesi içerebiliyor. Evde yapılmış yoğurtlar ise hem daha sağlıklı, hem de bebeklerin gelişiminde önemli bir rol oynayan probiyotikler de içeriyor. Bu nedenle bebeğiniz en azından 1 yaşına gelinceye dek yoğurdunuzu evde kendiniz mayalayın.

4 Mayıs 2013 Cumartesi

0

Anne Sütü Alan Bebeklerde Meme Kanseri Riski Azalıyor!

Anne sütü, bebeği enfeksiyon hastalıkları, alerjik rahatsızlıklar, obezite ve diyabet gibi bir çok hastalıktan koruyor. Yapılan araştırmalar anne sütünün aynı zamanda kız bebekleri meme kanseri riskinden de koruduğunu ortaya koyuyor. 

Anne sütü bir bebek için vazgeçilmez bir besin kaynağı. Bebeğe sağladığı sayısız yarar var. Anne sütünün bebeklerin sağlığı üzerindeki etkisi üzerine yapılan araştırmalarsa her geçen gün yeni bir faydasını ortaya çıkartıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Ülkü Tıraş, yapılan son araştırmaların sonuçlarına bakıldığında anne sütünün, bebeği meme kanserinden lösemiye kadar birçok hastalıktan koruyucu etkisi bulunduğunu belirtiyor.

Anne Sütü Bebeği Hastalıklara Karşı Koruyor

Anne sütü alan bebeklerde alerjik hastalıklar, çocukluk çağı şeker hastalığı, ishal, orta kulak enfeksiyonları ve tüm diğer enfeksiyon hastalıkları daha az görülüyor. Hatta yapılan araştırmalar, anne sütünün bağışıklık sistemini güçlendiren özelliği nedeniyle kız bebeklerin ileride meme kanserine yakalanma risklerinin çok daha az olduğunu gösteriyor. Ayrıca anne sütü ile beslenen bebeklerde lösemi yüzde 9, Hodgin lenfoma yüzde 24, çocukluk çağı kanserlerinden biri olan nöroblastomun ise yüzde 41 oranında daha az görülüyor.
Emzirmenin sonunda gelen yağlı süt bebeği obeziteden koruyor

Anne sütü bebeğin ihtiyaçlarına özel olarak üretiliyor. Bu yüzden her annenin sütü kendi bebeğine özel. Hatta emzirmenin başlangıcındaki sütle son kısmı bile birbirinden farklı oluyor. Emzirmenin sonuna geldikçe anne sütünün yağ oranı da artıyor. Bu da bebeğin doymasını sağlıyor. Böylece bebeği obeziteden de koruyor.

İlk Süt, Bebeği Enfeksiyonlardan Korur

Anneden doğum yapar yapmaz gelen ve kolostrum denilen ilk süt bebekler için yaşamsal önem taşıyor. Bebeğin bu dünyadaki ilk besininin mutlaka anne sütü olması gerekiyor. İlk süt enfeksiyonlara karşı koruyucu madde içeriyor. Bu da enfeksiyonlara karşı direnci düşük olan yeni doğan için çok önemli. Bu nedenle bebeklere doğumdan sonra şekerli su gibi başka besinlerin kesinlikle verilmemesi gerekiyor.

Formül Mama Anne Sütünün Yerini Asla Tutmaz

Bebeği hastalıklardan korumak adına anne sütünün, ilk 6 ay tek başına, daha sonra ise ek gıdalarla birlikte 2 yıl boyunca bebeğe mutlaka verilmesi gerekiyor. Özellikle doğumdan sonraki bebeğin yeterli anne sütü alıp almadığı açısından bebeğin kilosu ölçülerek takip edilmeli. Belirli zaman dilimlerinde aldığı kilo, bebeğin yeterli anne sütü alıp almadığını gösteriyor. Pek çok anne bebeğinin yeterli kilo almadığını düşünerek, daha tombul olsun diye formül mama verme ihtiyacı duyuyor. Ancak sütleri varken, bebeklerine formül mamaların verilmesi doğru değil. Çünkü bu mamalar anneye ve bebeğe özel olarak üretilmiyor.

Dereotu, Maydanoz ve Nane Suyu Sütü Artırıyor

Anne sütünü artırmak için mümkün olduğu kadar sık aralıklarla bebeği emzirmek ve memeye masaj uygulamak gerekiyor. Bunun yanı sıra anneler mutlaka beslenmelerine özen göstermeli ve bol su tüketmeliler. Dereotu, maydanoz ve naneden elde edilen bitki çayları anne sütünü artırıyor.

Çalışan Anneler de Anne Sütü Verebilir!

Bebeğini belirli bir dönemin sonunda evde bırakıp çalışmaya başlayan anneler emzirme dönemlerinin biteceğini düşünüp, kaygıya kapılıyor. Oysa bu yanlış bir  düşünce. Anneler iş yerlerinde belirli aralıklarla sütlerini sağmaya devam ederlerse, bebeklerini istedikleri kadar anne sütüyle besleyebilirler. Süt sağılmaya devam ettikçe, beyinden salgılanan hormonlar da çocuğun süte ihtiyacının sürdüğünü düşünüyor ve bol miktarda salgılanmaya devam ediyor. İş yerinde sağılan anne sütü, özel kaplara konularak buzdolabının kapağında 24 saat, derin dondurucuda ise 6 aya kadar saklanabiliyor. Ancak anne sağma işlemine ara verirse beyin, hormon salgılanmasını azaltıyor, bunun sonucunda da süt yapımı giderek azalıyor.

29 Mart 2013 Cuma

0

Hem siz hem çocuklarınızın daha güzel görünebileceğiniz markalarda %90'lara varan büyük indirim!


Kozmetik, çanta, iç giyim gibi ürünler kadınlar ve dolayısı ile anneler için en büyük tutkular içersindedir kuşkusuz. Yeni açılan Mompery.com indirimli anne bebek alışveriş sitesi ile Polo Club, Victoria’s Secret, Be Cool gibi büyük markaların sezon sonu indirimini beklemenize gerek kalmadı.

www.mompery.com , artık tüm annelere ve kadınlara %90’lara varan indirimler sunuyor. Yanlış duymadınız. %90. Kıyafetinize uyum sağlayacak ve kişiliğinizi ortaya çıkaracak bir çok renk ve modeldeki çantalar, sizleri bekliyor.

Yıl boyunca "Victoria’s Secret, Avvio, Hello Kitty, Huggies, Kotex, Wonderwalls, Be Cool” gibi markalarda inanılmaz indirimler var. Her sabah 7’de giriş yapabileceğiniz Mompery.com’un butikleri 3 günde bir kendini yeniliyor.

Şu anda, kadınların özel günlerdeki en büyük yardımcısı olan Kotex için de büyük indirimler var. Düzenli aldığımız bu tür ürünlere neden daha fazla harcama yapasınız ki.. Bu indirimlerden yararlanmak da oldukça kolay üstelik; üye olduğunuzda anında 20 TL ve ilk 100 TL alışverişte ‘ekstra’ 20 TL indirim kuponu kazananlardan olmak istemez misiniz?


Bütün bu fırsatlardan yararlanmak için siteye hemen giriş yapmalı, üye olduğunuz anda kazanacağınız 20 TL’lik hediye çeki fırsatını kaçırmamalısınız.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

23 Şubat 2013 Cumartesi

0

Çocuk neden altını ıslatır?

Gece uyurken altını ıslatan çocuğunuza kızıp, sorunu onda aramayın. Çünkü bilimsel araştırmalar; genellikle altını ıslatan çocukların anne babalarının da aynı problemi ebeveynlerine yaşatmış olduğu gösteriyor.

Böbrek ve idrar yolu enfeksiyonları, şeker hastalığı gibi etkenler de çocukların alt ıslatmasında önemli rol oynayabiliyor ancak uzmanlar alt ıslatan çocukların takibi ve tedavisi konusunda hassas olunması gerektiği konusunda uyarıyor.

Uz. Dr. Gökhan Mamur, “Çocuklarda alt ıslatma” problemleri hakkında önemli bilgiler verdi.

Çocuğunuz kuru yatağa hasret kaldıysa…

Çocuğunuzun mahcup bakışlarıyla size “günaydın” demesi, her sabah çamaşır makinesinde çarşaf yıkamanız, yatağı havalandırmak için balkona çıkarmanız, bir anne veya baba olarak sizin için olağan bir sabah olabilir; çünkü çocuğunuz yine yatağına altını ıslatmış.

Gece idrar kaçırma (Enuresis nocturna) çocuk sağlığı ve hastalıklarında çok sık rastlanılan çok sık rastlanılan şikâyetlerden biridir. Anne babalar genellikle çocuklarının alt ıslatma sorunundan daha çok ruhsal bir sıkıntılarının olup olmadığından endişe ederler. Halbuki bazen alt ıslatmanın psikolojik bir durum ile ilgisi yoktur. Beş yaşa kadar birçok anne ve baba bu sorunun artık ortadan kalkmış olması gerektiğini ve geçmediği takdirde bir hastalığın söz konusu olduğunu düşünürler. Ancak bu doğru bir yaklaşım değildir.

Çocuğunuz alt ıslatmasının nedeni psikolojik ya da fiziksel olabilir

Gece alt ıslatma iki şekilde görülür:

Birincil: Çocuk doğduğundan beri en az ayda iki kez yatağını geceleri ıslatmaktadır.

İkincil: Çocuk son 6 aydır tamamen kuru olmasına rağmen tekrar ıslatmaya başlamıştır.

İkincil gece alt ıslatmanın arkasında genelde bir neden vardır ve bu neden ortadan kaldırıldığında sonuç alınabilir. Bu sebepler arasında başka bir eve taşınma, boşanma veya okul sorunları gibi ruhsal sorunlar olabilir. Bunların yanı sıra; idrar yolu enfeksiyonu veya şeker hastalığı gibi fiziksel hastalıklar da söz konusu olabilir. Bir de çocuğun yaşantısı içinde düzen değişiklikleri olabilir (Örneğin çok su içmeye başlama, uyku saatlerinin kayması gibi) Neticede doktorunuza başvurduğunuzda olası değişiklikleri onunla paylaşmalı ve sorunun üstesinden gelmeye hep birlikte çalışmalısınız.

Çoğu zaman birincil alt ıslatma ile karşı karşıya kalınmaktadır. Burada stres veya davranışsal sorunlar söz konusu değildir.

Araştırmalara göre gece birincil gece alt ıslatmanın en önemli nedeni kalıtsaldır. Eğer tek ebeveyn çocukken aynı durumu yaşadıysa, çocuğunda olma olasılığı %44; her iki ebeveyn de bu durumu yaşadıysa çocukta olma olasılığı % 77 olarak saptanmıştır. Yani çocuğunuz altını bu şekilde ıslatıyorsa ona kızmayın; çünkü bu durum büyük ihtimalle sizin ona verdiğiniz genlerle ilgilidir. Üstelik ona kızmamak için bir neden daha vardır. Bu genler nedeniyle o da kendi çocuğundan dolayı aynı durumda kalıp, sizin ne yaşadığınızı bire bir öğrenecektir.

Çocuklarda alt ıslatmayı ilgilendiren ENUR 1 ve ENUR 2 adında iki gen tespit edilmiştir. Bu genlerden ilki 13. kromozomda, diğeri de 12. kromozomda bulunmaktadır. Bu genleri taşıyan çocuklarda gece alt ıslatma olasılığını yaşama bu genleri taşımayanlara kıyasla daha çoktur. Anne veya baba çocukken gece altını ıslatmadıysa çocuklarında bunu yaşama olasılıkları %15’dir.

Geceleri çocukların alt ıslatmalarının 3 nedeni vardır:

İdrar kesesi kasları arasında dengesizlik vardır. Yani idrarın dışarı çıkmasını engelleyen kas, mesanenin kasılmasını sağlayan kaslardan daha zayıf olabilir.

Mesane küçük olabilir ve normal miktarda idrar için yetersiz olabilir.

Normal boyuttaki mesanelerinin tutabileceği idrardan daha fazlası üretilebilmektedir. Bunun nedeni:

a. Yatmadan 2 saat önceki dönem içinde çok sıvı tüketiyor olabilir.

b. Çocuk başka bir hastalığı nedeniyle idrar sökücü kullanıyor olabilir.

c. İdrar yolu enfeksiyonu veya şeker hastalığı olabilir.

d. Hormonal dengesizlik olabilir.

Çocuğunuz çok derin uyuyor olabilir

Bazı çocukların anne ve babaları ise ısrarla çocuklarının çok zor uyandığını ve gece uyandırıp tuvalete götürmek istediklerinde bile uyandıramadıklarını ifade ederler. Yıllar boyu araştırmalar bu durumun gece alt ıslatma ile bir ilgisi olmadığını belirtmiştir. Ancak Kanada’da yapılan bilimsel bir çalışmada gece uyuyan çocuklara kulaklıklar takılmış ve ses şiddeti kademe kademe yükseltilerek çocukları uyandırmaya çalışmışlardır. Çok daha yüksek seslere maruz kalmalarına rağmen uyanamayan çocuklarda gece alt ıslatma istatistiksel olarak daha sık görülmüştür.

Sonuç olarak genelde çocuklar babalarının geceleri altını ıslatmayı durdurduğu yaşa kadar altlarını ıslatmaya devam edebilirler. Bu durumun önüne geçmek için kullanılan yöntemler konusunda mutlaka çocuk doktoruna başvurmanız gerekmektedir.

27 Ocak 2013 Pazar

0

OYUNCAK BEBEK YAPIMI

Benim yaş grubum ve benden biraz daha büyük olanlar çok iyi hatırlarlar ilk oyuncak bebeklerini. Benim hatırladığım ilk oyuncak bebek anneannemin benim için örgüden yaptığı bebekti. Şöyle bir şeydi:


Malum yıl oldu 2013. Artık çocuklar bırakın el yapımı olmasını, oyuncaklarla bile oynamıyorlar. Küçük yaşta bilgisayar, oyun konsolları gibi teknolojik cihazlarla uzun süreler geçirmenin ne kadar tehlikeli ve kötü olduğundan bahsetmeyeceğim. Sadece eğer siz bilinçli bir anne baba iseniz ve çocuğunuzla birlikte zaman geçirmek hem de eğlenmek istiyorsanız size birlikte kolayca yapabileceğiniz oyuncak kalıplarından bahsedeceğim. Yüzlerce kalıp içinden beğendiğinizin çıktısını alıp seçtiğiniz kumaşa, materyale uygun olarak kolayca yapabilirsiniz. İşte çocuğunuzla birlikte sıkılmadan yapabileceğiniz oyuncak kalıpları...




Örnek olması açısından birkaç örnek paylaştım. Devamı burada.



21 Aralık 2012 Cuma

0

ÖRGÜ ÇILGINLIĞI

Tahmin edenleriniz vardır, Japonya kökenli amigurumi'den bahsedeceğim evet. Tığ ve renk renk iplerle, sevdiklerinize maskotlar, çocuklarınıza oyuncaklar yapabileceğiniz bu örgü sanatı başlarda çok karmaşık ve zor gelebilir. Amiguruminin temel adımı sihirli halka ile başlamaya ne dersiniz?




Zor olan kısmı atlattınız ve işte başladınız. Sihirli halkanızın üstüne yapacağınız sıkı iğne ve trabzanlarla neler yapabileceğinizi merak ediyorsanız işte size birkaç örnek...










4 Ocak 2012 Çarşamba

0

Lacoste'un şirin bebek kıyafetleri

Hep yetişkin modası postlarına yer verecek değiliz ya canım. Bu postum minik prens ve prensesler için…

Lacoste’un ikon haline gelen timsahı bu kez bebek ürünlerini sarmaya geliyor. Lacoste, yeni doğan koleksiyonunu ilk defa piyasaya sürüyor. Bebekler ilk günden itibaren stil sahibi olacaklar bu gidişle :)

Koleksiyonda erkek bebekler için saks mavisi polo ve beyaz kısa jarse pantolon yer alıyor. Kızlar için ise uçuk pembe renginde polo ve bebek şortu takımı var. Bu kıyafetler özel kutularda sunuluyor ve yanlarında peluş Lacoste timsah oyuncak da kıyafetlere eşlik ediyor.



Ne kadar şeker kıyafetler değil mi?

*Melin*
back to top