17 Temmuz 2012 Salı

0

Sevgili Günlük- Tatildeydik- 4.Durak-Malta-Valletta

       MSC Splendida ile Batı Akdeniz gezimizin Malta durağındayız. Malta'nın başkenti Valletta limanında sabaha uyanıyoruz. Tunus'tan ayrıldığımız saatlerde ilk kez gemide olduğumuzu hissettik. Oraya özgü olduğu söylenen bir akıntıdan dolayı gemi oldukça sallandı. Daha önceki günlerde gemide olduğumuzu çoğunlukla unutuyorduk. Bir otelde kaldığınızı düşünecek kadar sallantısız sürdü yolculuğumuz. Fakat o akşam gemi Tunus limanından ayrıldıktan sonra neredeyse sabaha kadar oldukça sallandı. Ailecek deniz, uçak korkumuz yok, bir tek beni arada bir araba tutar, o gece ilk kez deniz tutmasını da yaşadım. Akşam yemeğini yarıda bırakıp odaya gelip uzanmak ihtiyacı hissettim. Korkmak değil ama fena halde başım döndü.

       Animasyonda hemen her gece çok tehlikeli akrobatik gösteriler yapılıyordu ve en çok onları merak ettim, bu akşam nasıl gösterilerini nasıl yapacaklar diye. Biraz kendime geldiğimde gösteriye gittik ve o akşam o zamana kadar izlediğim en riskli akrobatik hareketlerin yapıldığı bir gösteri izledik. Helal olsun, dedim. Bir kız iki gencin birer ucundan tuttuğu incecik, esnek bir çubuğun üzerinde yolda yürür gibi yürüyüp, metrelerce havalara atlayıp, birkaç takla atarak, yine o çubuğun üzerine dümdüz ayakta inebiliyordu.



       Gece sallantının da etkisiyle bebekler gibi uyuduk. Buğulu camdan görünen görüntü Valletta'ya yanaşırken gördüğümüz kahvaltı manzaramız. Valletta için kara turu satın almıştık. Gemiden çıkış yapıp limanda bizi bekleyen otobüslere bindik ve merkeze gittik.





2. Dünya Savaşı'nda Alman uçaklarından atılan, kubbesini delerek içeri giren fakat patlamayan bomba olayıyla ünlü Mosta Kilisesi. 










 Şahane kubbesi


Hala içerisinde sembolik bir bomba sergileniyor.




        Aslında kilise ziyaretinden hemen sonra otobüslere binip Ta'Qali köyüne (rehberimizin deyimiyle Taali'nin köyüne) gittik. Malta cam işleriyle meşhur. Bu civarda birçok cam atölyesi, ahşap atölyesi vardı. Biz bir cam atölyesine ziyarete gittik. Bana kalsa bir günü bu köyde geçirebilirdim ama gezilecek yer çok, vakit sınırlıydı. Cam atölyesi ve büyüleyici şehir Mdina (İmdina okunuyor) için ayrı post hazırlayacağım.



Diğer şehirlerde rastladığımız ve bazılarında kullandığımız tur otobüslerinden burada da vardı. Biz rehberli tur satın aldığımız için burada faydalanmadık.


 Güzel bir şehir planına, düzenli yerleşime ve ferforje kapı-pencelerere burada da rastlıyoruz.
Ta'Qali ve Mdina 'yı gezdikten sonra tekrar otobüsle limana yakın olan Barakka Bahçeleri'ne geliyoruz ve buradan gördüğümüz liman manzarasının güzelliğiyle büyüleniyoruz.










 Büyük Liman'ın manzarası ömre bedel. Arkada Osmanlı kuşatmasının geçtiği St. Angelo Kalesi görünüyor. 


 Şehir merkezinde birsüre rehberle geziyoruz. Geminin kalkmasına henüz 3 saatimiz var ve liman bulunduğumuz yere çok yakın. İsteyen otobüsle limana dönüp gemiye giriş yapıyor, isteyen şehirde kalıp serbest zamanı değerlendiriyor. Biz de gezmeyi tercih ettik.





       Sakince dolaşıp arada soluklanmak çok iyi geldi. Malta gelirinin çoğunu dil okullardan kazanan bir ülke. Daha önce oğlum dil öğrenmek için Malta'yı tercih etse karşı çıkardım. Tüm düşüncelerim değişti, kendi ellerimle yollayabileceğim kadar düzenli, huzurlu, yaşanası bir şehir. Hırsızlık vakası, diğer suçlar yok denecek kadar azmış.







 Tüm binalar doğal taş rengi ve bu düzenli yapılaşmayla birlikte dolaşırken huzur buluyorsunuz.
Oturduğumuz kafenin karşısındaki bir evin penceresi, dantel tülleri...


Ana ve ara caddeleri keyifle gezip, biraz yolu uzatarak ve yürüyerek limana ulaşmaya çalışıyoruz.
Biz buradan gemiye bindik ama bir posta sığmayacak kadar dolu dolu geçtiğinden bir sonraki postta cam atölyesindeyiz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

back to top