19 Temmuz 2012 Perşembe

0

Hareketsiz yaşam ölüme götürüyor

Günümüz insanının en önemli sorunlarından biri olan hareketsizlik, pekçok sağlık sorununa da neden oluyor. Hareketsizlik kaynaklı hastalıklar ise ölüme kadar varabilen sonuçlar doğurabiliyor! 

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, hareketsizliğin pekçok sağlık sorununun kaynağı olduğunu belirterek "Hareketsizliğin yol açtığı hastalıklardan biri de akciğer embolisi. Bu ölümcül hastalık bacak toplardamarlarında oluşan pıhtının buradan koparak akciğer atardamarlarını tıkamasıyla ortaya çıkıyor" dedi.

Geçtiğimiz günlerde masa başında yerinden kalkmadan 11 saat sürekli ders çalıştığı için geçirdiği akciğer embolisi nedeniyle hayatını kaybeden genç doktoru hatırlatan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, hareketsiz kalınmaması gerektiğine vurgu yaptı. Hareketsizliğin günümüz insanının en önemli sorunlarından biri olduğuna işaret eden Prof. Dr. Küçükusta, "Her işimizi oturduğumuz yerden halledebiliyoruz artık. Ne bankaya gidiyoruz ne postaneye ne vergi dairesine ne de çarşıya pazara. Gideceğimiz yerlere de hep arabayla gidiyoruz" dedi.

Hareket Etmek Her Derde Deva

Hareket etmenin kalp hastalıklarından akciğer hastalıklarına, sindirim şikâyetlerinden, hipertansiyona, damar setliğinden şeker hastalığına kadar pek çok rahatsızlığın başta gelen ilacı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Küçükusta, birçok araştırmanın, düzenli spor ve egzersiz yapan kişilerde kanserlerin bile az görüldüğünü gösterdiğini aktardı. Hareketsizliğin yol açtığı hastalıklardan birinin de akciğer embolisi olduğunu belirten Prof. Dr. Küçükusta şu bilgileri verdi:

"Bu ölümcül hastalık bacak toplardamarlarında oluşan pıhtının buradan koparak akciğer atardamarlarını tıkamasıyla ortaya çıkıyor. Peki pıhtı nasıl oluşuyor? Bacak toplardamarlarında pıhtı oluşumunu kolaylaştıran üç önemli faktör var: Kanın damarlarda birikmesi, damar duvarının zedelenmesi ve kanın koyulaşması. Uzun süre hareket etmeden oturmak kan akımının yavaşlamasına ve kanın bacak toplardamarlarında birikmesine sebep olur. Hem uzun süreli oturmak ve hem de bacakların sarkıtılması toplardamarlardaki kan akımının yavaşlatarak pıhtı oluşumuna zemin hazırlar. Bacak damarlarında oluşan pıhtılar buradan koparak akciğer damarlarını tıkarlar ve akciğer embolisi adı verilen tablo ortaya çıkar. Bir de bu duruma kolaylaştırıcı risk faktörleri eklendiğinde, pıhtı oluşumu kaçınılmaz olur. Yaşlılar, şişmanlar, gebeler, doğum kontrol hapı kullanan hanımlar, sigara tiryakileri, varisleri olanlar, kalp hastaları ve yakın zaman önce ameliyat geçirmiş kişilerde pıhtı oluşma riski çok daha yüksektir."

Ani Başlayan Nefes Darlığı ve Çarpıntıya Dikkat

Prof. Dr. Küçükusta, akciğer embolisinin belirtilerinin tıkanan akciğer damarının büyüklüğüne göre farklı olduğunu belirterek "Pıhtı çok büyük ise kişi aniden fenalaşıp daha ne olduğu anlaşılamadan ölebilir. Daha küçük pıhtılar ise, ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük, öksürükle kan tükürülmesi, çarpıntı, ateş, sıkıntı hissi gibi değişik belirtilere neden olurlar" dedi. Akciğer embolisinin tanısının tipik durumlarda çok kolay olduğunu kaydeden Prof. Dr. Küçükusta, "Akciğer röntgeni, sintigrafi, spiral tomografisi, kanda D- dimer yüksekliği, bacak toplardamar ultrasonografisi en çok başvurulan tanı yöntemleridir" diye konuştu.

Acil Bir Durumdur, Hemen Tedavi Gerektirir!

Prof. Dr. Küçükusta, akciğer embolisinin acil bir durum olduğunu ifade ederek "Hemen tanınıp tedavi edilmezse, ölümle sonlanabilir. Tedavi heparin yani kanı sulandıran ve yeni pıhtı oluşumunu önleyen veya pıhtı eriten ilaçlarla yapılır" dedi. Pıhtı oluşumunun nasıl önleneceğine ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Küçükusta, akciğer embolisinin yaşlılarda önemli bir ölüm nedeni olan, ancak önlenmesi de mümkün olan bir hastalık olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Yüksek riskli hastalara kanı sulandıran ilaçlar verilmesi gerekirken, pıhtı oluşumu bakımından risk altında olan kişiler için ise şu önerilerde bulundu:

- Düzenli olarak yürüyüş ve egzersiz yapın.
- Oturduğunuz zaman bacaklarınızı sarkıtmayın, yükseğe koyun.
- Bacaklarınıza kan dolaşımını artırıcı egzersizler uygulayın.
- Çok sıkı çoraplar ve jartiyer kullanmayın.
- Hareketsiz olarak uzun süre ayakta kalmayın.
- Uzaktan kumandayı mümkün olduğunca az kullanın.
- Bol sıvı alın. Sigara, alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

back to top