18 Ocak 2013 Cuma

0

“Bu ülkede daha çoook Ogün Samastlar var.”





"...merak etme bu ülkede daha çoook ogün samastlar var. bu ülkeyı ya seveceksın yada ıster erivan a ıstersen......."

Sevan Nişanyan'a gelen okuyucu yorumlarından aldım bu yarım cümleyi. Nişanyan bu yorumu ve çok daha fazlasını blogunda derlemiş ve Twitter'da takipçileriyle paylaşmıştı. O yüzden ben de şimdi burada sözünü edip sayfanın adresini not olarak yazının sonuna ekliyorum. Bir ara gidip bakın, mideniz başınız tutsun, ama ne halde olduğumuzu bi görün.

Hrant Dink ardında birçok şey bıraktı. Sevdiği insanlar, sevdiği türküler, çocuklar, kitaplar.. anılar, bilgiler, yazılar ve sevdiği bir memleket. Öfke de bıraktı ardında, çaresizlik de. Adaletin yerine gelmediğini bilmenin öfkesi ve ne yazık ki, çaresizliği.

Bir de Ogün Samast’ı bıraktı ardında. Hani şu “daha çoook var” diye simgeleştirilen katili.

Ogün Samast’ı taa o ilk gün, başındaki beyaz beresiyle tezgaha çıkardılar. Beyaz bere satışları patladı hepimizin yüzünde şamar gibi, yüzümüz kızarmadı. Gözümüze Samast’ı, beresini, arkasında bayrak, yanında devletin polisiyle çekilmiş fotoğrafını soktular. Belki de misal Polat Alemdar gibi sanal olmayan bir KAHRAMAN istiyorlardı, bir idol, rol model, mihenk taşı, nirengi noktası.. ya da sadece, “daha çoook var” diyebilecekleri bir susturucu. Göz korkutmak için, bak senin de sesini keseriz haa diyebilmek için.. o meşhur “akıllı ol!” çağrısına yüz olsun diye, ses olsun diye, silah olsun kurşun olsun diye birini istiyorlardı.

Çünkü; kendisi gibi düşünmeyen insanları yok etmeye gönüllü, öyle şartlanmış, öyle güdülenmiş o kadar çok insan var ki. Düşünceye, ancak papağan misali ezberine aldığı iki hamasi cümle dışında verecek cevabı olmadığı için, düşünceye karşı düşünce üretemediği için.. dahası, düşünemediği için susturmayı çözüm bellemiş o kadar çok insan var ki.

Susturmayı kahramanlık sananı da var.

Kahramanları üretmeye ve beslemeye ihtiyaç duyanların elini attığında, hemen en yakınındakine ulaşmak isteyenlerin emrinde olmaya hazır o kadar çok "üç cümle kahramanı" var ki. O öğrendikleri üç cümlenin, insanlık tarihi kadar eski bir maziye sahip olduğundan bile habersiz.

“Bu ülkede daha çoook Ogün Samastlar var.”

Peki, çoğunluk nefreti kadar kötü ne var bu dünyada? Eline güç alıp, aklına haklılık sanrısı yerleştirip, ve vicdanına da bir “ama o da öyle konuşmasaydı” dipnotunu ekleştiren çoğunluk nefreti kadar beter, fena, rezil ne var bu dünyada?

İşte şimdi, kendileri gibi olmayana duydukları nefreti ve bir silah haline getirdikleri simgelerini Sevan Nişanyan’a ve kim bilir daha kaç insana çeviriyorlar susturmak için. O insanların fikrini zikrini düşman belleyip, ötekileştirip, üzerlerinden vatan millet din iman bayrak marş hamasetiyle.. kefen, tabut ve beyaz bereler çoğaltmak için.

Sevan Nişanyan - Blog

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

back to top